kabahat


kabahat
(A.)
[ ﺖﺣﺎﺒﻗ ]
suç, kusur.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • KABAHÂT — (Kabahat. C.) Kusurlar, kabahatler. Suçlar, çirkin hareketler …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • kabahat — is., ti, Ar. ḳabāḥat 1) Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet Bir kabahat gizlenirse büyür, söylenirse küçülür. P. Safa 2) huk. Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç Atasözü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • KABAHAT — Kusur, çirkin iş, tekdir edilmeğe müstehak hareket …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • kabahat — Hafif hapis, para cezası veya meslek ve sanattan alıkonulma ile cezalandırılan suç …   Hukuk Sözlüğü

  • kabahat bulmak — bir kusur, suç aramak O, atı kızdırıyor, çileden çıkarıyor diye, bütün kabahati seyisinde buluyordu. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kabahat etmek (veya işlemek) — suç olacak, kusur sayılacak bir iş yapmak Bu kabahati işlemiş, bu akşam tütsüyü, şerbeti unutmuştum. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz — hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ibadet de gizli, kabahat de — yapılan iyiliklerin göstermelik olmaması, işlenen suçların, ayıpların açığa vurulmaması için kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BEŞAAT — Kabahat, suç. * Yiyecek ve içeceklerdeki acılık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • CERİRE — Kabahat, suç …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük